Sağlık Bakanı Koca açıklama yapıyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Bilim Kurulu Toplantısı sonrası açıklama yapıyor.

  • 2020-05-20 17:47:09 33 Defa Okundu

Bakan Koca’nın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: Hâlâ kontrollü bir şekilde süren mottonun adı şuydu ‘Hayat Eve Sığar’. Bugün geride bıraktığımız 9 haftanın mücadelesinin tedbirlerin sonucunu alıyoruz. Salgına karşı aldığımız tedbirler toplum tarafından kabul gördü. Çilesiz tedbir olmaz. Yeni vaka sayımızdaki düşüş başarı grafiğimizdir. Umutsuz tek gün yaşamadık.

 

‘’HAYATI YENİDEN PLANLIYORUZ’’

Gelinen noktada bu umut tedbirlerin en az meşakkati içereceği sonuca odaklanmıştır. Dünya virüsten tam olarak kurtulacağımız tarihi bilemiyor. Uzmanlar böyle bir varsayımda bulunamıyor. İnsan organizmasını istila eden son virüsün ne zaman etkisiz hale getirileceğini bilmek mümkün değildir. Hayatı yeniden planlıyoruz. Virüse karşı korunma tedbirlerini ilk plana alıyoruz. Bahar havasını ve Ramazan coşkusunu arzu ettiğimiz kadar yaşayamadığımız bu günlerde hele bayrama birkaç gün kalmışken söylediklerim çok daha müjde yüklü olmasını isterdim ama gerçekçi değil. Erken umut tedbirleri önemsiz kılmasın. Hala binlerce doktorumuz ve sağlık personelimizin evlerine döndüklerinde çocuklarına sarılamadıklarını unutmayın. Virüsün karşılaştığımız kişilerden kimin taşıdığını bilemeyeceğimiz için yeni hasta sayısının azalması sizin için güvence değildir. Sokağa maskesiz çıkılmamalıdır. 1,5 metre sosyal mesafe kuralına uyulmalıdır.

 

‘’BAYRAMI ÇOK DİKKATLİ GEÇİRMELİYİZ’’

Size bayram günleri için veremediğim haberleri daha ilerisi için verebilirim. Bayram günlerinde tedbirlere uyarsak sonrasında daha özgür olabiliriz. Bayramı çok dikkatli geçirmeliyiz. Bayram günleri virüsün yeniden yayılma günü olmamalı. Bu bayramı eski bayramlar gibi kutlarsak hastalığın tırmanışa geçtiği günlere dönebiliriz. Bayram günlerinde evimizde kalalım, ziyarete gitmeyelim. Anne ve babalarımıza tehlikeli yakınlık olmasın. Onlar için en güzel sözleri düşünüp arayalım. Kalbin kurduğu cümle bir annenin elini öpmekten daha büyük yakınlık kurar. Bayramdan sonraki günler daha riskli olacak. Tedbirlere uyarak yaşayacağımız daha geniş bir sosyal hayatımız olacak. Özgürlüğümüzü tedbirler garanti altına alacak. Bu hayat tarzına kontrollü sosyal hayat diyoruz. Herkesin katkısı, çabası, ısrarlı dikkatiyle kurulabilecek bize serbestlik sağlayacak hayattır.

 

BAŞARIMIZIN BÜYÜK ORTAĞI OLACAĞINIZA İNANIYORUM’’

Evden çıktığımızda riske karşı kontrolün elimizde olması için bize destek verin. Asansörden pazar yerine, metrodan iş yerine, kuaförden banka veznesine her yerde kontrollü sosyal hayat kurallarına uyarak yapacaksınız. Sağlık güvenliğinizi riske edecek her şeye karşı dikkatli olacaksınız. Başarımızın büyük ortağı olacağınıza inanıyorum. Mücadelenin birinci döneminde başardık bu dönemde de başaracağınızdan kuşku duymuyorum. Yeni dönemi pandemi açısından bazı standartlarını belirlemek, riskleri önlemek için Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile ortak çalışmalar yaptık.

 

DETAYLI ÇALIŞMA REHBERİ

Çalışma ortamı açısından risk oluşturabilecek iş yeri sayısı bakımından en yüksek sektörleri masaya yatırdık. Bilim Kurulumuz bu sektörde rehberleri hazırladı. O iş yerinde uyulması gereken kuralları gösteren afişler ve karşılaşma rehberleriyle karşılaşacaksınız. Vatandaşlarımız kontrollü sosyal hayat döneminde mücadelede sadece kurallara uyan taraf değil denetleyen taraf olacak. İş yerlerinin girişlerinde, asılı afişlerde, planlanan çalışma saati, bir arada bulunabilecek azami insan sayısını göreceksiniz. Detaylı çalışma rehberleri de bulunacak. Açılabilecek iş yerleri için Bilim Kurulumuz rehberler hazırlamaktadır. Bir kısmı hazır durumdadır. Sosyal hayatı kolaylaştıracak mobil uygulamadan bahsetmiştim. Kullanıcı sayısı 10 milyonu aşan bu uygulama evden çıktığınızda rehberiniz olacak. Mobil uygulamanın bir diğer fonksiyonu da şudur, bireyler risk taşımadığını, hasta veya temaslı olmadığını bu uygulama aracılığıyla gösterebilecek. Uçağa binerken bu uygulama serbest giriş kartı olacak.

 

ŞEHİRLER ARASI ULAŞIMDA KOD UYGULAMASI

Mobil uygulamanın bir diğer fonksiyonu da şudur; bireyler risk taşımadığını, hasta veya temaslı olmadığını bu uygulama aracılığıyla gösterebilecek. Uçağa binerken bu uygulama serbest giriş kartı olacak. Ulaştırmada bu bilgi bizlerden göstermemiz istenecek. Bu bilgi sosyal hayata katılım söz konusu olduğunda özel bir bilgi değildir. Bu uygulamaya öncelikle şehirler arası uygulamaya geçiyoruz. Alacağınız kodu kullanarak uçak ve tren seyahati yapabileceksiniz. İlgili seyahat firması tarafından sağlanıp tedbir alınacak. Sonradan bir yolcuya virüs tespit edilirse yolculuk esnasında temas ettiği kişilerin takibi yapılacaktır. Hayat Eve Sığar mobil uygulamasından HES kodu alınabilecek.Tüm yolcuların en üst düzeyde güvenliği sağlanmaya çalışacak. HES kodları kişiye özel tekil kodlardan oluşacak. TC kimlik numarası gibi sabit olmayacak. Her paylaşımında farklı bir HES kodu oluşturulabilecek.” Önümüzdeki Pazar günü içinde olduğumuz mübarek ayın ödülü bayramı kutluyoruz. Bu bayram sözün, sarılmanın yerini tutacağı hürmet ve tebessüm doluşlu bakış olacak. Bu bayram büyüklerimizle, dostlarımızla bir araya gelemiyoruz. Yakınlıklar kurmanın ifade etmenin yolu sayısız. En güzel kutlamaları almanızı diliyorum. Bayramınız mübarek olsun, hepinizin bayramını kutluyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum."

 

SAĞLIK TURİZMİ SEZONUNU ERKEN BAŞLATTIK

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Koca, bu süreçte sağlık turizmini de kontrollü olarak yapmayı amaçladıklarını dile getirerek, şunları söyledi: "Sağlık turizmi sezonunu erken başlattık yani bugünden itibaren. 31 ülke için başlatılmış oldu. Şu an uluslararası uçuşların olmadığını da biliyoruz. Gerektiğinde talebe göre çartır seferleri düzenlenebilir olacak. Üniversite, özel, sektör, kamu kurumlarına müracaat eden kişiler tespit ediliyor. Yoğunluğa göre seferler düzenlenmiş olacak. Bugün Libya Sağlık Bakanı ile görüştüm, çok memnun oldular. Bulundukları bölgede testlerini son iki gün içinde yapmış olduklarını önemsemekle birlikte Türkiye gelişlerinde bu testlerin yapılmasını şart koşuyoruz. Dolayısıyla bu çerçevede Kovidli değil hangi hasta gruplarını, branşlarını belirlemiş olduk. İstanbul için kamu anlamında biz yarın açılışını sayın Cumhurbaşkanımızın Japonya Başbakanı'nın telekonferansla katılacağı Çam Sakura Hastanemiz olacak. Yine şu an bitimi yakın noktadayız. Önümüzdeki günlerde açılışı yapılmış olacak. Hem Sancaktepe hem Yeşilköy'de yapılan acil durum hastanesi olarak adını koyduğumuz hastanelerimizi sağlık turizmi açısından ayrıca planlıyoruz. Bu iki hastanenin 400 yatağı yoğun bakım yatağı olarak planlandı. Kalıcı çok amaçlı acil durum hastanesi olarak fonksiyon görecek. İstanbul'da diyaliz hastalarıyla ilgili sorun olduğunu biliyoruz. Her bir hastanenin en az 80-100 yatağı diyaliz hastaları için olacak. Her iki bölgede 400'er yoğun bakım yatağının devreye girişiyle ciddi anlamda İstanbul'un yoğun bakım sorununu çözeceğiz. Kamunun 482 yataklı Başakşehir Hastanesi olacak. Bu hastaneler Kovid döneminde şu dönemde yoğun bakım ihtiyacında kullanmayı hedeflediğimiz daha sonra da yoğun bakım ihtiyacımızı gidermek için devrede olacaklar. Ayrıca sağlık turizmi için de aktif ciddi bir fonksiyon görmüş olacaklar.

 

ÇOK KIYMETLİ İNSANLARDI

Sayın Cumhurbaşkanımız ilan ettiler. Her iki hastane için birine son derece önemsediğimiz hepimizin Murat Dilmener hocamızdı. Çok sevdiğimiz hocamızdı. Hepimizin keyifle dersini izlediğimiz, hastayı muayene ederken sanatsal bir yaklaşım içinde bize eğitimde aktif devrede olan hocamızdı. Kendilerine tekrar rahmet diliyorum. Murat hocamızın isminin bir hastaneye benzer şekilde Cerrahpaşa'dan Feriha Öz hocamıza da Sancaktepe'deki hastanemizin isminin verilmiş olması son derece önemli olduğudur. Bu hastanelere bu hocalarımızın ismi için bile bu hastanelerin yapılmasının son derece önemli olduğunu söylemek istiyordum. Çünkü bunlar hocaların hocasıydı, çok kıymetli insanlardı."

 

TÜRKİYE'DE R DEĞERİ 0.72 OLDU

Koronavirüsün yayılım hızıyla ilgili bilgi veren Bakan Koca, "Yer yer halk sağlığı hekimlerimiz arasında da tartışılagelen ama bu anlamda da önemli olduğu ifade edilen daha çok burada önemli olan hastalığın yayılım hızını gösteren bir katsayı. Bu kabaca R değeri olarak. R 0 değeri, RT değeri var. Burada kabaca R değeri olarak söylediğimizde geçen bir oran vermiştim. Bugüne kadar ortalaması olan R değeriydi. Bugün itibarıyla R 0 veya R değeri 0,72 olduğunu söyleyebilirim. Her geçen gün oranın düştüğünü, giderek bulaşıcılık hızının azaldığını, sayıların düşmeye devam ettiğini gösteren bir oran" dedi.

 

"İMTİHAN ANINDA MASKE ÇIKARILABİLİR"

Bakan Koca, "Öğrencilerimizle ilgili Bilim Kurulu'nda birkaç defa görüşüldü. Bugün de görüşüldü. Bu konuyla ilgili rehber yayınlanmış olacak. Bütün öğrencilerimizin maskeyle sırasına oturması istenecek. Yani herkesin maskesiyle imtihana gireceği sıraya oturması sağlanacak. Mesafe korunabiliyor ise o durumda maskesini çıkarmasını Bilim Kurulu öneriyor. Özellikle maskeli olacak fakat imtihan anında maskenin devam etmesi gerekmiyor, maske çıkarılabilir" dedi. Hem TÜBİTAK'ın hem de bakanlık bünyesinde TUSEB'in desteklediği 20'ye yakın çalışma olduğunu vurgulayan Bakan Koca, "Bir kısmı antikor safhası bir kısmı PCR ile ilgili. Daha hızlı sonuç vermeye odaklı çalışmalar. Bazılarında yol aldığını görüyoruz. Şu dönemde üzerinde durduğumuz antikor testinin hızlı eliza yöntemiyle yapılabilir olmasını önemsiyoruz. Çünkü eliza testinin 99 küsur oranında doğruluk payının olduğunu biliyoruz. Gelişmeleri paylaşmış oluruz. Testle ilgili bildiğiniz gibi Bilim Kurulu'nun kimlere test yapılabilirliğinin algoritması vardı. Bu süreçte ayrıca OSB benzeri yerlerde test sayılarını giderek arttırıyoruz. Yakın zamanda bahsettiğim şekliyle havaalanlarında yurt dışından gelen yolcuların test yapılması şeklinde bir çalışmamız var, gümrük ve sınır kapıları dahil olmak üzere. Önümüzdeki dönem bu testleri belli bölgelerde herkese yapılması şeklinde bir algoritmaya dönmüş oluyor. Toplumun hem PCR değeri hem antikor çalışmasıyla TÜİK ve halk sağlığımız arasında görüşmeler yapılarak bir noktaya gelmiş oldu. Orada da biz toplumdaki yaygınlığını görmüş olacağız. Antikor anlamında değil şu an OSB'lerde 50 bine yakın kişiyi taradık. Bu test içinde pozitif çıkma oranı binde 3,5. Çok düşük olduğunu söylemek istiyorum. Ama esas ne kadarı geçirmiş durumda onu bilmiyoruz. Onu da belirttiğimiz çalışmayla daha net söyleyebiliyor olacağız." dedi.

Yorumlar